AYVALIK VE CUNDA GEZİSİ–NELER YENİR? NERELER GEZİLİR?

Gezi severler! Cunda ve Ayvalık gezisinde nerelere gidilir, Cunda’da meşhur yiyecekler nelerdir, Ayvalık’ta nereler gezilir hepsini güzel şekilde bir araya getiren bir yazı sizler için.

İki günlük Cunda- Ayvalık gezimizin tüm detayları burada olacak çok uzatmadan başlayalım.

Ayvalık’a uçak ile gidebilirsiniz… Havalimanında inip servisler ile Ayvalık merkeze, buradan da Cunda’ya geçmeniz mümkün. Biz otobüs ile gitmeyi tercih ettik ve baya tarlaların ortasında bir otobüs terminaline indik. Sabah erken saatlerde indiğimiz için biraz da ürktük yalan değil. Issız ve sakin bir yer olduğu gibi meraların kokusu ile sizleri karşılayan bir otobüs terminali.

Tatilimizi geçireceğimiz Cunda’ya gitmek üzere otogarın önünden bir minibüse bindik Ayvalık merkezde indik ve bir minibüse daha binerek Cunda güzelliğine ulaştık. Cunda’da sabah bizi kedi ve köpekler karşıladı. Buradaki sokak kedilerinin ve köpeklerinin sayısı bir hayli fazla. Size her yerde eşlik etmeleri çok güzel. Enerjileri ile tüm gün yorulmadan gezebilirsiniz. Yorulunca onları sevin tüm güzel enerjilerini size veriyorlar.

The Lara Butik Oteli navigasyon ile bulduk kendimizi o güzel yataklarına atmadan önce güzel kareler çektik. Dinlendikten sonra kahvaltımızı yaptık ve cunda gezisini artık başlatabiliriz.

Cunda eski Rum evleri bulunan ve taş sokakların olduğu çok güzel bir ada. Burada oteller de eski Rum evleri tarzında inşa ediliyor. Kaldığımız The Lara butik otel ise zaten bir Rum evi ve otele çevrilmiş. Otel sahiplerinin ev ile ilgili güzel anıları vardı gittiğinizde dinleme fırsatınız olur umarım.

İlk olarak taş sokakları geçerken bütün eski Rum evlerinde de fotoğraflar çektirmeyi ihmal etmedik ve ardından da Sevim Ve Necdet Kent Kitaplığı’na ulaştık. Buranın manzarası harika ancak içerdeki kitaplara da meraklı iseniz göz atabilirsiniz. Biraz soluklandıktan sonra Aşıklar tepesine geçebiliriz. O güzel yel değirmeninde fotoğrafımız olmasın mı? Bu kitaplığın bulunduğu yerde de yel değirmeni var buranın biraz uzağında da yel değirmeni ikisi de tepe ikisi de çok güzel hangisi aşıklar tepesi bilmiyorum bilenleriniz varsa yorum kısmına yazarsa sevinirim. Kafam karıştı bu konuda.

Artık tarihi güzel sokakları gezerek Rahmi Koç müzesine ulaşıyoruz. Giriş ücreti ne verdik hatırlamıyorum. İçerisinde eski telefonlar, arabalar, bisikletler ve daha birçok güzel ulaşım aracını bulabilirsiniz. Eski dalgıç kıyafetleri de bulunuyor. Rum Ortodoks cemaati tarafından, 1873 yılında, eski temelleri üzerine Metropol (Anakent) Kilisesi olarak inşa edilerek, Rahmi Koç tarafından müzeye dönüştürülen adanın en önemli anıtsal yapısı konumunda. Rahmi M. Koç’un girişimiyle, 2011’de başlayan restorasyon sürecinin 31 Mayıs 2014 tarihinde Ayvalık Rahmi M. Koç Müzesi olarak ziyarete açılmasıyla Taksiyarhis Kilisesi, günümüz Cunda’sının en önemli anıtsal yapısı. (alıntı)

Buradan güzel bir kahve ve çay içmek üzere Karadeniz Pastanesine uğruyoruz. Güzel müzikleri ile güzel bir karşılama buluyoruz. Ooooo şanzalizeeeee!!!! Mutluluk veriyor bana bu şarkı.

Taş kahvede vakit geçirip, sahilde buzlu badem ve dondurma yiyebilir buraların da keşfedilmeyen yerlerini keşfedebilirsiniz. Akşamında ise gece insanı olmadığımız için otelimizin terasının keyfini çıkartıyoruz.

Sabah yine güzel omletimizi yiyip mis kokulu zeytinlerimizi tükettikten sonra Ayvalık’a gitmek üzere yola çıkıyoruz. Cunda’dan minibüse binip Ayvalık’ta iniyoruz. Buradan da yine bir minibüse biniyoruz. Mavi yeşil yolculuk biraz uzun sürüyor. Sarımsaklı sahiline ulaşıyoruz ve buradan da Ayvalık Şeytan tepesine varıyoruz. Sarımsaklı sahili en uzun sahillerden biridir. Ayvalık için ise turistik en önemli yerdir. Yazın tıklım tıklım olan güzel bir sahil ki temiz olması da iyi.

Buradan taksiye binerek Şeytan Sofrası tepesine ulaşabilirsiniz. Gidiş geliş 50 tl verdik. Buranın manzarası saatlerce dursanız da doyamazsınız öyle güzel bir yer. Bu tepede iki ayrı işletme bulunuyor biri daha doğanın içinde deniz manzarası yok. Diğeri ise bütün adaları görüyor  ve şöyle güzel bir manzara sunuyor size. Buralara istediğimiz zaman gidebilme fırsatımızın bulunması harika değil mi?

Buranın bir de efsanesi var.

ŞEYTAN SOFRASI TEPESİ EFSANESİ

1500’lü yıllarda Osmanlı İmparatorluğunun hakimiyetinde bulunan Ayvalık yöresinde genellikle Rumlar yaşamaktadır. Bu Rumlardan bir tanesi, kilise tarafından kovulur. Pelenelope adındaki bu Rum, kovulduktan sonra Ayvalık’ta bulunan ve şu an Şeytan Sofrası olarak adlandırılan bu tepeye yerleşir ve burada yaşamaya başlar. Bir sene, çok şiddetli bir kuraklık yaşanır ve halk, bu durumun kiliseye karşı gelen Pelenelope yüzünden olduğunu düşünerek onu öldürmek için bu tepeye gelirler. Pelenelope ise bu durumu haber alınca, gelen bu halka çok zengin bir sofra hazırlayarak ziyafet çekmelerini sağlar. Zaten kuraklık yüzünden aç olan halk, bu çok zengin sofrayı görünce Pelenelope’yi öldürmeyi unutarak yiyecekleri yemeye başlarlar ve Pelenelope de bu durumu fırsat bilerek oradan kaçar ve ölümden kurtulur. Böylelikle oraya Şeytan Sofrası adı verilir.

AYVALIK’TA NE YENİR?

Ayvalık’ta ne yenir denilince aklıma ilk gelen tost. Buraya kadar gelmişken  güzel bir Ayvalık tostu yemeyelim mi? Tostu yedikten sonra damla sakızlı kurabiye ve çay ile taçlandırma yapıyoruz. Ayvalık’ta neler yenilir denilince Ayvalık tostu tabi ki damla sakızlı dondurma ve kurabiye geliyor. Kurabiye kurabiyedir , dondurma da dondurma değil mi? Ama böyle damla sakızlı aroma daha önce hiç böyle lezzetli yemedim. Çok güzeldi. Giderseniz mutlaka tatmak için de olsa yiyin.

Ayvalık’ın tüm sokaklarını yürüdük. Güzel birkaç kare yakaladık. Daha ne güzel yerleri vardır mutlaka. Onları da tekrar gidince keşfetmeyi umuyoruz.

Siz de eğer Cunda Ayvalık bölgesine gittiyseniz yorumlarda görüş ve önerilerinizi belirtebilirsiniz. “Seyahat için yaptığın yatırım, kendin için yaptığın en iyi yatırımdır.” Kendiniz için en iyi yatırımları yapmanız dileğiyle.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir